kuşlar korosu:
Bir kehanet gibi savurup da sözünün kemini “Uçurumdur,” demiştin,
“ne yaparsan yap orada son bulacak hayat çizgin!”
Kabul etmedim bunu elbet.
Kabul etmedik bunu.
Hiçbirimiz.
Ellerimize bak Perdeören,
ellerimize bir kez daha bak!
Görebilecek misin,
külü değil, talihi değil, emek emek can bulanı?
Çalışan, seven ve uçuşan elleri?
Onlar ki, dört duvar arasındayken bile dört ayrı kapı açabildi.
Yükü katran bir yastan ilaç yapmayı öğrendi.
Sakınmadı, şifa niyetine ilacını çoğaltıp serpti.
Kof bir alkış için anlatılmıyor bunlar sana.
Alıcısı yok burada övgülerin
ve o kocaman yergilerin.
Kehanetler çöktüğünde gaybın bilgisi kuşlarla yer değiştirir, derler.
Bir kez olsun bunu düşündün mü?
Ellerimizi görüyor musun Perdeören?
Duyuyor musun paylaştıkları canlılığı ve hüznü?
Şimdi söyle bize,
el dediğin kanat değil de nedir öyleyse?






